SMMM OKULU – Güncel muhasebe haberleri
SMMM OKULU – Güncel muhasebe haberleri

Vergi Cezalarında İndirim Nasıl Uygulanır

Vergi Cezalarında İndirim Müessesesi   ÖZET : Mükelleflerin genel kanunlardan kaynaklanan dilekçe hakkı, bilgi edinme hakkı ve dava açma hakkı gibi genel haklarının yanında; vergi kanunlarının uygulanması sırasında karşılaştıkları özel durumlar ve işlemlerle ilgili olarak usul kanunları olan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da yer alan bazı özel […]

01 Nisan 2017 - 14:58 'de eklendi ve 631. A+A-

Vergi Cezalarında İndirim Nasıl Uygulanır

Vergi Cezalarında İndirim Müessesesi

 

ÖZET : Mükelleflerin genel kanunlardan kaynaklanan dilekçe hakkı, bilgi edinme hakkı ve dava açma hakkı gibi genel haklarının yanında; vergi kanunlarının uygulanması sırasında karşılaştıkları özel durumlar ve işlemlerle ilgili olarak usul kanunları olan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da yer alan bazı özel hakları da bulunmaktadır. Vergilendirmeye ilişkin olarak Vergi İdaresi tarafından yapılan ve doğuracağı sonuçlar itibariyle hüküm ifade eden bir çok vergisel işlemlere karşı mükelleflerin; uzlaşma hakkı, pişmanlık hakkı, düzeltme talebi hakkı, şikayet yolu ile müracaat hakkı, ödeme emrine itiraz hakkı, vergi mahremiyeti hakkı, tecil-taksitlendirme hakkı, vergi incelemesi sırasındaki haklar, cezalarda indirim hakkı, vergi ödeme hakkı, özelge talep hakkı ve mahsup ve iade talep hakkı gibi özel hakları bulunmaktadır. 


Vergi İdaresi tarafından yapılan idari bir işlem olan ceza kesme ve bu durumun tebliği sonrasında gündeme gelen cezalarda indirim uygulamasıyla,mükellef ile Vergi İdaresi belli şartlar çerçevesinde bir nevi anlaşma yapmak suretiyle, kesilen cezaların dava konusu yapılmadan kısa bir sürede ödenmesi sağlanmaktadır. Bu çalışmada, Vergi Usul Kanunu kapsamında kesilen cezaların ödenmesinde çok önemli bir müessese olan cezalarda indirim müessesesi hakkında açıklamalar yapılacaktır.

İlgili Kanunun Sayısı/Kısaltılmış Adı İlgili Kanun Maddesi/Fıkrası/Bend
213/VUK Md. 341, 342, 376, 352, 353
6183/AATUHK Md.10


1. GİRİŞ

Mükellefler, adlarına tarh edilenvergi ve cezalar için düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açma, uzlaşma, düzeltme ve ceza indirimi talep etme hakkına sahip bulunmaktadırlar. Gerçekten de bazı vergisel işlemlerde mükelleflerle Vergi İdaresi arasında çıkabilecek uyuşmazlıkların yargı yoluna gitmeden önceden çözümlenmesinin bir yolu da cezada indirim uygulamasıdır. Mükellefler ve adlarına ceza kesilmiş bulunanlar, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren tüm vergi, resim ve harçlara ilişkin kesilen cezalar hakkında ihbarnamenin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde cezada indirim için bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüğüne başvurabilirler. Bugün itibariyle, ceza indirimi uygulaması kapsamında bulunan cezalar vergi ziyaı cezası ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarıdır.

Mükellef adına yapılan ilave tarhiyatlar dolayısı ile kesilen vergi cezalarında, vergi aslı ve cezanın dava edilmeden ödenmesi kabul edilmek şartıyla, belli oranlarda indirim yapılmaktadır. Burada öngörülen amaç, Vergi İdaresi ile mükellef arasındaki uyuşmazlıkların, yargı organlarına intikal etmeden, başlangıçta çözümlenmesidir. Ceza indirimi, ilave olarak salınan vergi ve bunun cezası bakımından, mükellefle idare arasında, şartları kanunen tespit edilmiş olan bir anlaşmayı ifade etmektedir.1 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 376. maddesinde yer alan cezalarda indirim uygulamasının usul ve esaslarına geçmeden önce, indirim imkanından yararlanacak olan cezalar hakkında genel bilgiler verilecektir.

2. VERGİ CEZALARINA İLİŞKİN GENEL HÜKÜMLER

213 sayılı VUK’nın 376. maddesinde yer alan cezalarda indirim imkanının kapsamına vergi cezaları girdiğinden, öncelikle vergi cezalarının kapsamının neler olduğuna bakmakta fayda vardır. Vergi cezaları denildiği zaman VUK’da yer alan vergi ziyaı cezası, birinci ve ikinci derece usulsüzlük cezaları ve özel usulsüzlük cezası anlaşılmaktadır. Öncelikle bu cezalara sebebiyet veren fiillere, ceza tutarlarına ve cezaların kesilmesinden ödenmesine kadar geçen süreçte dikkate alınan genel hükümlere bir bakalım.

2.1. Vergi Ziyaı ve Vergi Ziyaı Cezası

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 341. maddesine göre vergi ziyaı; mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade etmektedir.Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir.Maddede yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez.

Aynı Kanunun Vergi Ziyaı Cezası başlıklı 344. maddesinde ise341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin 1 katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği hüküm altına alınmıştır.Vergi ziyaına VUK’nın359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza 3 kat, bu fiillere iştirak edenlere ise 1 kat olarak uygulanmaktadır. Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek vergi ziyaı cezası%50 oranında uygulanır.

2.2. Usulsüzlük Cezaları

213 sayılı VUK’nın 351. maddesine göre usulsüzlük, vergi kanunlarının şekle ve usule ilişkin hükümlerine uyulmamasıdır.“Usulsüzlük Dereceleri ve Cezaları” başlıklı 352. maddeye göre usulsüzlükler, aşağıda yer aldığı şekilde birinci dercede usulsüzlükler ve ikinci derecede usulsüzlükler olarak sınıflandırılmakta ve de VUK’a bağlı cetvele göre cezalandırılmaktadır. Usulsüzlük fiili re’sen takdiri gerektirirse, bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilmektedir.

I. Derece Usulsüzlükler

  • Vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olması
  • Bu Kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerden herhangi birinin tutulmamış olması
  • Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması
  • Çiftçiler tarafından 245. madde hükmüne göre muhtar ve ihtiyar heyetlerince yapılan davete müddetinde icabet edilmemesi
  • VUK’nın kayıt nizamına ait hükümlerine uyulmamış olması (Her incelemede inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için tespit edilen usulsüzlükler tek fiil sayılır)
  • İşe başlamanın zamanında bildirilmemesi
  • Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin yaptırılmamış olması (Kanuni sürenin sonundan başlayarak 1 ay geçtikten sonra tasdik ettirilenler tasdik ettirilmemiş sayılır.)
  • Diğer ücretler üzerinden salınan Gelir Vergisinde, tarh zamanı geçtiği halde verginin tarh ettirilmemiş olması
  • Veraset ve intikal vergisi beyannamesinin 342. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde verilmiş olması.

II.Derece Usulsüzlükler

  • Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamelerinin süresinin sonundan başlayarak 342. maddenin 1. fıkrasında belirtilen süre içinde verilmiş olması
  • Ekim ve sayım beyanlarının süresi içinde veya kanunda istenilen bilgileri ihtiva edecek doğru bir şekilde yapılmaması
  • Vergi kanunlarında yazılı bildirmelerin zamanında yapılmamış olması (işe başlamayı bildirmek hariç)
  • Vergi karnesinin süresinin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği halde alınmamış olması
  • Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin, süresinin sonundan başlayarak bir ay içinde yaptırılmış olması
  • Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatı ve ekleri ile bunlarla ilgili olarak yapılan diğer düzenlemelere ilişkin hükümlere uyulmamış olması
  • Hesap veya muamelelerin doğruluk veya açıklığını bozmamak şartıyla bazı evrak ve vesikaların bulunmaması veya ibraz edilmemesi.

2.3. Özel Usulsüzlükler ve Cezaları

  • Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmaması(VUK’nın 353. maddesine göre)2

-Verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine, her bir belge için 460 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2016’dan itibaren 210 TL aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının % 10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.

-Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti halinde, her bir belge için 1.1.2015’den itibaren 200 TL özel usulsüzlük cezası kesilir.

-232.Maddenin birinci fıkrasının 1 ila 5 numaralı bentlerinde sayılanlar dışında kalan kişilerin fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş ve yolcu taşıma biletlerini almadıklarının tespit edilmesi halinde, bunlara bu maddenin 2 numaralı bendinde belirtilen cezanın beşte biri kadar özel usulsüzlük cezası kesilir. Şu kadar ki, bu cezanın kesilebilmesi için, belge alınmadığına ilişkin tespitin vergi incelenmesine yetkili olanlar tarafından yapılması şarttır. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, söz konusu tespiti vergi incelemesine yetkili olmayanlara da yaptırmaya yetkilidir. Bu hükmün uygulanmasında belge alınmadığına ilişkin tespit tutanağının belge almayana verilen örneği, ceza ihbarnamesi yerine geçer.

-Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin; işyerinde bulundurulmaması, bu defterlere yazılması gereken işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya yoklama ve incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halleri ile vergi kanunlarının uygulanması bakımından levha bulundurma veya asma zorunluluğu bulunan mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları halinde her tespit için 1.1.2016’den itibaren 210 TL özel usulsüzlük cezası kesilir.

-Belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve malî tablolara ilişkin usul ve esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar programlarının üretilmesine ve kullanılmasına ilişkin kural ve standartlara uymayanlara 1.1.2016’dan itibaren 5.000 TL özel usulsüzlük cezası kesilir.

-VUK’nın 8. maddesi uyarınca kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak işlemlerde kullanılma zorunluluğu getirilen vergi numarasını kullanmaksızın işlem yapanlara, her bir işlem için 1.1.2016’den itibaren 260 TL özel usulsüzlük cezası kesilir.

-Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 1.1.2016’den itibaren 800 TL özel usulsüzlük cezası kesilir.

-4358 sayılı Kanun uyarınca işlemlerinde vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri Maliye Bakanlığının belirleyeceği standartlarda, araçlarla ve zamanlarda yerine getirmeyenler hakkında 1.1.2016’dan itibaren 1.100 TL özel usulsüzlük cezası kesilir.

-VUK’nın127. maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durdurmayan aracın sahibi adına 1.1.2016’den itibaren 800TL özel usulsüzlük cezası kesilir.

Bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda vergi ziyaı da meydana geldiği takdirde bu ziyaın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında 336. madde3 hükmü uygulanmaz.

  • Damga Vergisinde(VUK’nın 355. maddesine göre)

Damga Vergisi ödenmemiş veya noksan ödenmiş kâğıtları, vergi ve cezası tahsil edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp veren noterler adına her kâğıt için tahsil edilmeyen Damga Vergisi üzerinden maktu vergilerde %50, nispî vergilerde %10 oranında özel usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, bu madde kapsamında kesilecek özel usulsüzlük cezaları her bir kâğıt için 460 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2016’dan itibaren 1,79 TL’den az olamaz.

  • Bilgi vermekten çekinenler ile 256, 257 ve mükerrer 257. madde hükmüne uymayanlar için ceza (VUK’nınMükerrer 355. Maddesine göre)

VUK’nın86, 148, 149, 150, 256 ve 257. maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257. madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil);

1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 460 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2016’dan itibaren 1.370 TL,

2. İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında 460 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2016’dan itibaren 690 TL,

3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 460 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2016’dan itibaren 340 TL,

Özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Ancak, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz.

Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek bu mecburiyetleri yerine getirmeleri tebliğ olunur. Verilen sürede bu mecburiyetlerin yerine getirilmemesi halinde yukarıda yazılı özel usulsüzlük cezaları bir kat artırılarak uygulanır.Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her birine, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5’i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.4

Elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası, beyannamenin kanuni süresinin sonundan başlayarak elektronik ortamda 30 güniçinde verilmesi halinde 1/10 oranında, bu sürenin dolmasını takip eden 30 gün içinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanır.Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların, belirlenen sürelerin sonundan itibaren 10 gün içinde verilmesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilmez, takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası 1/5 oranında uygulanır.Elektronik ortamda beyanname ile bildirim ve form verme mecburiyetine uymayanlara bu maddeye göre ceza kesilmesi halinde, 352. maddenin birinci derece usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı bendi ile ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca ayrıca ceza kesilmez.

3. VERGİ ZİYAI, USULSÜZLÜK VE ÖZEL USULSÜZLÜK CEZALARINDA İNDİRİM UYGULAMASI

3.1. VUK 376. Maddede Yer Alan Yasal Düzenleme

213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergi Ziyaı, Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarında İndirme” başlıklı 376. maddesinde; “İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden arta kalan vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu ihbarnamelerin tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse:

1. Vergi ziyaı cezasında birinci defada yarısı, müteakiben kesilenlerde üçte biri,

2. Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezalarının üçte biri,

İndirilir.

Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını yukarıdaki yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz.

Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.”hükmü yer almaktadır.Bu hükme göre, VUK’da yer alan bütün vergilerle ilgili ikmalen, re’sen ve idarece yapılan tarhiyatlar dolayısıyla kesilen vergi ziyaı cezası, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları indirim uygulamasından yararlanabilmektedir.VUK’nın 376. maddesinde yer alan hükümde geçen ikmalen, re’sen ve idarece vergi tarhı VUK’nın 29, 30 ve mükerrer 30. maddelerinde şöyle tanımlanmıştır.

İkmalen vergi tarhı; her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra, bu vergi ileilgili olarak ortaya çıkan ve idare tarafından defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçüleredayanılarak belirlenen bir matrah veya matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.

Re’sen vergi tarhı; matrah veya matrah farkının defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespit edilemediği hallerde verginin takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah farkı üzerinden tarh edilmesidir. Re’sen vergi tarhı inceleme raporuna dayanılarak yapılıyorsa vergi inceleme raporunun, takdir komisyonu kararına göre yapılıyorsa takdir komisyonu kararının düzenlenecek vergi/ceza ihbarnamesine eklenmesi gerekir.

İdarece vergi tarhı;ikmalen ve re’sen tarhiyatı gerektiren haller dışındaki durumlarda, verginin tarhı için vergi kanunları ile belirlenmiş sürelerde müracaat edilmemesi veya aynı kanunlarla yüklenen sorumlulukların yerine getirilmemesi sebebiyle zamanında tarh edilemeyen verginin kanunen belirli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir.

Vergi Usul Kanununun 376. maddesi, cezaya muhatap kalan mükellefin, kesilen cezayı Kanunda belli edilen süre içinde ihtilaf yaratmaksızın ödemek istemesi halinde cezanın belli miktarda indirilmesine imkan sağlamaktadır. Bu hükümle mükellefin vergi sistemi içinde kalması ve ihtilaf sayısı azaltılarak vergi dairelerinin daha verimli çalışması amaçlanmıştır.5 Cezalarda indirim uygulamasından yararlanmak isteyen mükellef veya sorumlunun vergi ve/veya ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde ilgili vergi dairesine başvurması gerekiyor.

3.2. İndirimin Kapsamı 

VUK’un 376. maddesine göre, ceza indirimi VUK’a tabi bütün vergiler için geçerlidir. Bu itibarla bu vergilerle ilgili ikmalen, re’sen ve idarece yapılan tarhiyatlar dolayısıyla kesilen cezalar indirim uygulaması kapsamındadır. Yani indirim; vergi ziyaı cezası, genel ve özel usulsüzlük cezalarına uygulanacaktır.6 Mükelleflerin aynı ceza için hem cezada indirim hem de uzlaşmadan yararlanma hakkı yoktur. Ayrıca, mükellef vergi ziyaına kaçakçılık sayılan fiillerle sebebiyet verirse bu tarhiyat için ceza indirimi hükümlerinden yararlanabilir; ancak uzlaşma hükümlerinden yararlanamaz.

İndirim talebi, ilave vergi ve buna ait cezanın tümünü kapsamalıdır. İlave olarak tarh edilen verginin bir kısmına karşı dava açılıp, diğerinde indirim talep edilmesi mümkün değildir. Ancak, bu şekildeki bütünlük vergilendirme dönemleri itibariyle aranır. İki ayrı KDV vergilendirme dönemine ilişkin olarak adına tarhiyat yapılan mükellef, bunlardan birinde indirim isterken, diğeri için dava açabilir.7

Buna göre cezalarda indirim uygulamasının kapsamına; vergi ziyaı cezası, birinci ve ikinci derece usulsüzlük, VUK 353, 355, mükerrer 355 ve 356. maddelere göre kesilen özel usulsüzlük cezaları girmektedir.Usulsüzlük cezasının vergi aslına bağlı olarak kesilip kesilmemesinin önemi yoktur. Ayrıca, madde metninde birinci defada kesilen cezalarla müteakiben kesilen cezalar konusunda bir ayrım yapılmamış olduğundan, tekerrür nedeniyle artırılarak kesilen cezalar da indirim kapsamına girmektedir.Hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesi cezaya vergi cezası niteliği kazandırmadığı için, bu tür cezalar için indirim talebinde bulunulması mümkün değildir.

3.3. İndirim Uygulamasından Yararlanmanın Şartları

VUK’un 376. maddesine göre, ceza indiriminin uygulanabilmesi için vergi aslı ve cezasına karşı dava açılmaması, dava açma süresi içinde indirimli ödeme talebinde bulunulması ve vergi aslı ve cezanın vadesinde veya teminat göstermek suretiyle vadenin bitiminden itibaren üç ay içinde ödenmesi gerekir.8 Buna göre, adlarına ceza kesilen mükelleflerin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 376. maddesinde yer alan bu uygulamadan yararlanabilmesi için;

• İhbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde ilgili vergi dairesine başvurulması,

• İndirim konusu yapılan cezanın dava konusu yapılmamış olması, (Tebliğ üzerine dava açılmasına rağmen, dava açma süresi içinde, vergi mahkemesince henüz karar verilmemiş olması koşuluyla, davadan vazgeçilmesi halinde cezada indirim talebinde bulunulabilir.),

• Mükellefin dava açma süresi içinde uzlaşma isteminde bulunmuş olmasına rağmen, uzlaşma tutanağı imzalanmadan uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyan etmesi halinde, 30 günlük dava açma süresi içinde cezalarda indirim talebinde bulunması,

• Vergi aslı ve/veya cezanın vadesinde veya 6183 sayılı AATUH Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren 3 ay içinde vergi aslı ve indirimden arta kalan cezanın ödenmesi,

gerekmektedir.

3.3.1. Vergi Aslı ve Cezaya Karşı Vergi Mahkemesinde Dava Açılmaması 

VUK’nın 376. maddesindeki ceza indirimi uygulamasından yararlanmanın ilk şartı, aynı dönem için tarh edilen vergi aslı ve ceza için vergi mahkemesinde dava açılmamış olmasıdır. Vergi aslına karşı dava açılması, ceza için dava açılmamış olsa bile indirim talebi dikkate alınmaz. Kollektif şirketlerde şirketten sağlanan kazançla ilgili olarak ortaklar adına ilave vergi tarh edildiğinde, bunun cezası şirket adına kesilir ve bu durumda şirketin ceza indiriminden yararlanması için hem ortağın hem de şirketin dava açmaması gerekir. Adi ortaklıklarda ise her ortak adına şahsi vergiler ve cezası tarh edileceğinden, her ortağın indirim talebi diğerine bağlı olmaksızın dikkate alınır.9

3.4. Cezalarda İndirim Talebinde Bulunacaklar

Cezalarda indirim talebinde mükellef veya vergi sorumluları bulunabilir. İdare tarafından yapılan tarhiyat ve cezaya muhatap olan kişinin aynı olması durumunda bir sorun yoktur ve aynı kişi cezalarda indirim talebinde bulunabilir. Gerçek kişi gelir vergisi mükelleflerinde, sermaye şirketlerinde ve diğer kurumlar vergisi mükelleflerinde durum bu şekildedir. Ancak, adi ortaklık, kollektif ve adi komandit şirketlerde tarhiyat ve cezanın muhatabı farklı olduğu için cezada indirim talebi bunlar açısından özellik taşımaktadır.10 Adi ortaklıklarda, vergi aslına bağlı olmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için ortaklardan birisinin talepte bulunması yeterlidir.

Şahıs ortaklıklarında; kollektif ve adi komandit şirketlerde gelir vergisi ortaklar adına tarh edilmekte, ceza ise VUK’nın 333. maddesi uyarınca tüzel kişilik adına kesilmektedir. Bu nedenle, bu şirketlerde her bir ortağın cezada indirim talebinde bulunması gerekir. Ancak, muhtasar ve KDV gibi tarhiyatın ve ceza muhatabının şirket tüzel kişiliği olduğu durumlarda şirketi temsile yetkili ortağın talepte bulunması yeterlidir.

Yapılan tarhiyata karşı Vergi Usul Kanunu’nun 376. maddesinde öngörülen ceza indirimi talebinde bulunan mükellefe, talepte bulunduğu vergi ve ceza indirim uygulaması sırasında vergi aslı miktarında herhangi bir indirim söz konusu olmayıp, sadece cezada indirim uygulanmaktadır. Öte yandan, ölüm halinde vergi cezası düştüğünden, mirasçıların ölen kimse namına cezaya muhatap olması söz konusu değildir. Ancak varis namına verecekleri beyannameyi, zamanında vermemeleri halinde mirasçılardan her biri, sorumlu oldukları vergiye ait ceza için, kendi adlarına indirim talebinde bulunabilirler.

3.5. Vergi Dairesine Dilekçe ile Başvurulması Gerekmektedir

Cezalarda indirim imkanından yararlanmak isteyen mükelleflerin veya cezaya muhatap olanların, kendilerine cezanın tebliğ edilmesinden itibaren 30 gün içinde bir dilekçe ile bağlı oldukları vergi dairesi müdürlüğüne başvurmaları ve bu dilekçede 213 sayılı VUK’nın 376. maddesi hükümlerinden faydalanmak istediklerini ve söz konusu vergi cezalarını süresinde ödeyeceklerini belirtmeleri gerekmektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı internet sayfasında (http://www.gib.gov.tr/yardim-ve-kaynaklar/dilekcematik)Dilekçematik kısmında örnek dilekçeler yer almaktadır. İnternet sayfasında yer alan örnek dilekçeler iki farklı şekilde yer almaktadır (Cezada İndirim Talebi Dilekçesi ve Cezada İndirim Talebi Dilekçesi (Teminat Gösterilmesi Durumunda). Cezalarda indirim uygulamasından yararlanmak isteyen mükelleflerin bu dilekçeleri bilgisayar ortamında doldurup, ilgili vergi dairesi müdürlüğüne vermeleri mümkün bulunmaktadır.

Ayrıca, cezanın tebliği üzerine 30 günlük süre içinde dava açıldıktan sonra, dava açma süresi içinde, vergi mahkemesince henüz karar verilmemiş olması koşuluyla, davadan vazgeçilmesi halinde de cezada indirim talebinde bulunulması mümkün bulunmaktadır.Benzer şekilde, mükellefin dava açma süresi içinde uzlaşma isteminde bulunmuş olmasına rağmen, uzlaşma tutanağı imzalanmadan uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyan etmesi halinde, dava açma süresi içinde cezada indirim talebinde bulunma hakkı vardır. Bu durumlarda da bir dilekçe ile vergi dairesi müdürlüğüne başvurulması gerekmektedir.

3.5.1. Mükelleflerin Cezalarda İndirim İçin Daha Çok Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezaları İçin Talepte Bulunmasının Sebebi

Mükellefler veya cezaya muhatap olanlar, kesilen cezanın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde şayet dava açma yolunu seçmeyecekler ise ya uzlaşma ya da cezalarda indirim talebinde bulunmaktadırlar. Bu hakların tamamı ihtiyari olup, cezaya muhatap olanların istemeleri halinde cezalarda indirim uygulanmakta, mükellefin tebligat sonrasında hareketsiz kalmaları da mümkün bulunmaktadır. Bilindiği üzere, Tarhiyat Sonrası Uzlaşma kapsamındaki vergi ve cezalar şunlardır:

• Kaçakçılık dışındaki fiiller sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilen durumlarda tarh edilen vergiler ile kesilen vergi ziyaı cezaları,

• Mükellefler tarafından yasal süresinden sonra verilen beyannameler ile Vergi Usul Kanununun 371. maddesine göre pişmanlık talepli olarak kabul edilen ancak şartların ihlali nedeniyle kanuni süresinden sonra verilen beyanname olarak işleme tabi tutulan beyannameler üzerinden tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezaları.

Tarhiyat Sonrası Uzlaşma kapsamı dışında kalan vergi ve cezalar ise şöyledir:

• Kaçakçılık suçlarından dolayı vergi ziyaı cezası kesilen tarhiyatlar ve bunlara ilişkin 3 katkesilen vergi ziyaı cezaları,

• Usulsüzlük cezaları (Vergi Usul Kanununun 336. maddesi hükmüne göre kesilen usulsüzlük cezaları dahil)

• Özel usulsüzlük cezaları.

Mükellefler vergi ve vergi ziyaı birlikte tarh edilmiş ise genellikle uzlaşma hükümlerinden yararlanmak için tarhiyat sonrası uzlaşma talep etmektedirler. Tarhiyat sonrası uzlaşma kapsamında olmayan birinci ve ikinci derecede usulsüzlük cezaları ile özel usulsüzlük cezaları için ise genellikle VUK’nın 376. maddesi gereğince cezalarda indirim talebinde bulunmaktadırlar. Bu türvergi cezaları genellikle miktar itibariyle düşük tutarlarda olduğu için yargıda ihtilaf konusu da yapılmamakta ve cezalarda indirim dilekçesi verilmek suretiyle 1/3’ü indirilmekte ve kalan 2/3’ü ödenmek suretiyle söz konusu cezalar ortadan kalkmaktadır. Vergi ziyaı cezasında da şayet indirim talebinde bulunulmuş ise mükellef adına ilk kez kesilmiş ise %50’si, takiben kesilenlerde 1/3’ü indirilmekte ve kalan tutarların süresinde ödenmesi gerekmektedir. Ancak, uygulamada mükelleflerin vergi ziyaı cezası için genellikle tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulundukları gözlemlenmektedir.

3.6. İndirim Tutarının Hesaplanması

VUK’nın 376. maddesi hükmünde ceza indiriminin;

  • Vergi ziyaı cezası mükellef adına ilk kez kesilmiş ise yarısı, takiben kesilenlerde üçte biri (1/3’ü),
  • Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezalarının ise üçte biri (1/3’ü),

oranında indirileceği belirtilmiştir.

Vergi ziyaı cezasında, cezaya ilk defa muhatap olunuyor ise yarısı, daha sonra kesilenlerde ise üçte biri oranında indirim yapılmaktadır. Cezaya ilk defa muhatap olmaktan maksat 60 Seri Nolu VUK Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Buna göre, ilk defa kesilen vergi ziyaı cezasının tebliğ edilmesinden önceki dönemlerde işlenmiş vergi ziyaı suçu nedeniyle kesilen cezaların tamamı, ceza indirimi uygulamasında “birinci defa” işlenmiş sayılır ve %50 oranında indirimden yararlanır. Vergi ziyaı cezasının birinci veya ikinci defa olduğunun tespiti bakımından, kesilen cezaların ilgili bulundukları vergilerin önemi yoktur. Bu bağlamda, örneğin Gelir Vergisi açısından kesilen vergi ziyaı cezasının birinci defada yarısı indirim konusu yapılacak; ikinci defaKDVnedeniyle vergi ziyaı cezası uygulanması halinde ise indirim üçte bir oranında yapılacaktır. Usulsüzlük cezalarında ise indirim oranı her zaman üçte bir oranında olduğundan, ilk defa veya ikinci defa yapılmış olmasının bir önemi yoktur.11

Örnek 1: Kurumlar vergisi mükellefinin 2014 yılına ilişkin hesapları 2015 yılında incelenmiş ve ikmalen kurumlar vergisi ve vergi ziyaı cezası, vergi ve/veya ceza ihbarnamesi ile tarh edilerek, mükellefe 15.04.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Daha sonra, ödevli kurumun 2012 ve 2013 yılları, 2015 yılında incelemeye tabi tutulmuş ve bulunan matrah farkı ve vergi ziyaı cezaları hakkında yapılan ikmalen tarhiyatına ilişkin ihbarname 15.10.2015 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiştir.

Bu durumda gerek 2014 yılı, gerek ise 2012 ve 2013 yıllarına ait cezalarda indirim yarı oranında (%50) uygulanacaktır. Zira, vergi ziyaına sebep olunması sonucunda kesilmesi gereken vergi ziyaı cezasının tamamı 2014 yılına ait vergi ve/veya ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiği 15.04.2015 tarihinden önce işlenmiştir. Bu nedenle, üç dönemle ilgili olarak kesilen vergi ziyaı cezalarına indirim oranı %50 oranında uygulanacaktır.

Vergi ziyaı cezasında, cezanın yarı oranından üçte bir oranına düşürülmesi için, ikinci ceza ile ilgili fiilin, birinci cezanın tebliğ edildiği tarihten sonra işlenmesi ve mükellefin daha önce yarı indirimden yararlanmış olması gerekmektedir.Ayrıca, cezalarda tekerrür12 dolayısıyla yapılan artırımda, artırılan kısım üzerinden de ceza aslının tabi olduğu oranda indirim yapılıcaktır.13

3.7. Cezanın Vadesinin Tespiti ve Ödenmesi

Ceza indirimi talebinde bulunan mükellefin, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkı ile vergi ziyaı cezası ya da usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının indirimden sonra kalan kısmını bağlı olduğu vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 10. maddesinde sayılan teminatlardan herhangi birini göstermek koşuluyla vadenin bitiminden itibaren 3 ay içinde ödeyecektir.Ceza indirimi uygulamasında, ihbarnamenin tebliğinden itibaren 30 günlük dava açma süresinin bittiği tarihten itibaren 1 ay içinde vergi aslı ve indirimden arta kalan cezaların ödenmesi gerekmektedir. Şayet 30 günlük dava açma süresinin son günü resmi tatile rastlar ise dava açma süresi tatilden sonraki ilk iş gününün çalışma saatinden sonra biter. Bir aylık veya teminat gösterilmesi durumunda 4 aylık ödeme süresi bu tarihten başlar.

Görüldüğü üzere, ceza indiriminden yararlanmanın bir şartı da vergi aslı ve indirimden sonra geriye kalan ceza tutarının vadesinde veya teminat gösterilmiş ise vadesinden itibaren 3 ay içinde ödenmesi gerekmektedir. Şayet ödeme bu süre içinde yapılmaz ise, indirim uygulanmaz ve indirilen ceza tutarı tahakkuk ettirilir ve cezanın tamamı tahsil edilir. Bu arada vergi aslının taksitle ödenmesi gereken hallerde, dava açma süresinin bittiği tarihten itibaren bir veya ilave 3 aylık sürede ödenmesi gereken tutar, vadesi bu süre içinde gelmiş vergi aslı taksiti ile cezanın indirimden sonra kalan kısmının tamamı olacaktır. Bu süre içinde ödenmesi gereken vergi aslı taksiti ile ceza tutarının ödenmemesi indirim talebini geçersiz kılar. Fakat vergi aslının vadesi daha sonra gelecek taksitlerinin vadesinde ödenmemesi halinde, indirim geçerli olmaktan çıkmaz ve ödenmeyen taksit, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.14

Örnek 2: Yazıhanesinde doktorluk faaliyetinde bulunan Bay (A)’nın, 10.07.2015 tarihinde yapılan denetimde, bir müşteriden muayene hizmeti karşılığında tahsil etmiş olduğu 500 TL için serbest meslek makbuzu düzenlemediği tutanak ile tespit edilmiştir.

VUK’nın 353/1. maddesine göre, serbest meslek makbuzunun verilmemesi halinde bu belgeleri düzenlemek zorunda olanlara 2015 yılı için 200 TL’den aşağı olmamak üzere bu belgede yazılması gereken tutarın %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, vergi dairesi tarafından ödevli adına (500X%10=50) 200 TL özel usulsüzlük cezası kesilmiş ve 25.07.2015 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiştir.

Mükellef, söz konusu özel usulsüzlük cezası için VUK’nın 376. maddesi gereğince, 30 günlük dava açma süresi içinde 28.07.2015 tarihinde indirim talebinde bulunmuştur. Vergi dairesi üçte biri oranında (200/3=66,7) indirim uygulamış ve 133,3 TL tahakkuk ettirmiştir. Cezanın vadesi ise, tebliğ tarihi olan 25.07.2015 tarihinden itibaren 30 günlük sürenin son günü olan 24.08.2015 tarihinden itibaren 1 ay sonrası olan 24.09.2015 olarak tahakkuk fişinde belirtilmiştir. Ödevlinin indirim sonrasında kalan ceza tutarını 24.09.2015 tarihine kadar ödemesi durumunda indirimden yararlanmış olacak, ancak bu süre içinde ödenmemesi durumunda (vadeden sonrada ödenmiş olsa da ihlal sayılacaktır) cezada indirim uygulaması ihlal edilmiş olacağından indirim konusu yapılan 66,7 TL ilave olarak tahakkuk ettirilecek ve toplamda 200 TL ödenmesi gerekecektir.

3.7.1. 6183 sayılı Kanuna Göre Teminat Olarak Kabul Edilecek Değerler

Cezalarda indirim uygulaması sonrasında vergi aslı ve/veya kalan cezanın vadesinde veya 6183 sayılı AATUH Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren 3 ay içinde vergi aslı ve indirimden arta kalan cezanın ödenmesi mümkün bulunmaktadır. 6183 sayılı Kanunun 10. maddesi hükmüne göre, teminat olarak aşağıdaki değerler kabul edilmektedir:

1. Para,

2. Bankalar ve özel finans kurumları tarafından verilen süresiz teminat mektupları,

3. Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri veya bu senetler yerine düzenlenen belgeler (Nominal bedele faiz dahil edilerek ihraç edilmiş ise bu işlemlerde anaparaya tekabül eden satış değerleri esas alınır.),

4. Hükümetçe belli edilecek Milli esham ve tahvilat “Bu esham ve tahvilat, teminatın kabul edilmesine en yakın borsa cetvelleri üzerinden %15 noksanıyla değerlendirilir.”,

5. İlgililer veya ilgililer lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı amme idaresince haciz varakasına müsteniden haczedilen menkul ve gayrimenkul mallar.

Teminatın kural olarak cezada indirim talep süresi içinde bir başka ifade ile ihbarnamenin tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içinde gösterilmesi gerekir. Ancak, ödeme süresi içinde teminat gösterilmesi halinde de teminat kabul edilmekte ve ödeme süresi 3 ay uzamaktadır. Teminatın hesaplanmasında vadesi geçmiş vergi kısmı dikkate alınmakta, henüz vadesi gelmemiş taksitler için teminat hesaplanmamaktadır.15 Teminat sonradan tamamen veya kısmen değerini kaybeder veya borç miktarı artarsa, teminatın tamamlanması veya yerine başka teminat gösterilmesi istenir. Borçlu verdiği teminatı kısmen veya tamamen aynı değerde başkalarıyla değiştirebilir.

Örnek 3: Mükellefe15.05.2015 tarihinde tebliğ edilen vergi ve/veya ceza ihbarnamesinde yer alan vergi ve vergi ziyaı cezası için 30 günlük süre içinde 14.06.2015 tarihine kadar cezalarda indirim talebinde bulunması durumunda, vergi ve cezanın 14.06.2015 tarihinden itibaren bir ay içinde 14.07.2015 tarihine kadar ödemesi gerekmektedir. Şayet mükellef 6183 sayılı Kanuna göre teminat göstermesi halinde vade 3 ay uzayacağından, ödeme süresinin son günü 14.10.2015 tarihi olacaktır.

3.8. Vadesinde Ödenmemesi ve İhlal

Cezalarda indirim uygulamasından yararlanmak için dilekçe veren mükellefin veya ceza muhatabının; vergi aslını ve indirim sonrasında kalan ceza tutarını vadesinde veya 6183 sayılı AATUH Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren 3 ay içinde ödemesi gerekmektedir. İndirim uygulamasından yararlanılması durumunda vade olarak, dava açma süresinin bittiği tarihten itibaren bir aydır. Dava açma süresi de bilindiği üzere vergi ve/veya ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gündür. Bir aylık (teminat gösterilir ise dört aylık) ödeme süresi dava açma süresinin son gününden sonra başlamaktadır. Vergi aslına bağlı olarak hesaplanan gecikme faizinin ödenmemesi madde hükmünün ihlali anlamına gelmemektedir. Çünkü Kanuni düzenlemeye göre, vergi ve/veya vergi cezasının ödenmemesi halinde bu talep geçersiz sayılmaktadır.

Kural olarak vadesinde ödeme yapılmaması halinde cezalarda indirim uygulaması ihlal edilmiş sayılmakta ve indirilen ceza tutarı tekrar tahakkuk ettirilerek, ceza eski haline dönmektedir. Bu durumda, mükellef cezayı indirimsiz haliyle tam olarak ödemek zorunda kalmaktadır. Cezalarda indirim uygulamasının geçerliliğini koruyabilmesi için mutlaka vergi aslı ve indirimden sonra arta kalan cezanın ödenmiş olması gerekmektedir. Öte yandan, vadesi henüz gelmediği için daha sonra ödenecek olan vergi aslı taksitlerinin, indirim uygulamasından sonra verilen bir aylık vadede ödenmemesi halinde de indirim uygulaması geçerliliğini korumaktadır. Burada önemli olan indirim uygulaması sonrasında vadesi gelmiş bulunan vergi aslı ile indirim sonrasında kalan cezanın ödenmesidir.

3.9. Uzlaşma ve Cezalarda İndirme

213 sayılı VUK’nın 376. maddesinden sonra gelen uzlaşmaya ilişkin hükümlerin yer aldığı Ek Madde 1-12 bölümünde bulunan “Uzlaşma ve Cezalarda İndirme” başlıklı Ek Madde 9’da; “Bu bölüm uyarınca üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında 376’ncı madde hükümleri; hakkında 376. madde hükümleri uygulanan vergi ve cezalar için bu bölüm hükümleri uygulanmaz. Ancak, ceza muhatabının, uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyanla hadiseye 376. maddenin uygulanmasını istemek hakkı mahfuzdur.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre; uzlaşma hükümleri (VUK Ek Madde 1-12) uyarınca üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında cezalarda indirim(376. madde hükümleri) hükümleri; hakkında cezalarda indirim hükümleri uygulanan vergi ve cezalar için ise uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Ancak, ceza muhatabının, uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma talebinden vazgeçtiğini bildirirse, konu hakkında cezalarda indirim hükümlerinden yararlanma hakkı bulunmaktadır.Öte yandan uzlaşma için başvurup, sonuç alınamadığı takdirde, uzlaşmanın vaki olmadığını tespit eden tutanak tarihinden itibaren 15 günlük ek dava açma süresi doğmaktadır (Tutanak düzenlendiği tarihte, normal dava açma süresinin dolmasına daha fazla bir süre kalmışsa, bu fazla süre geçerlidir). Ek dava açma süresi içinde ceza indirimi talebi yapılabilir.16

3.10. Dava Açılması ve Cezalarda İndirim Talebi

Mükellefin 30 günlük dava açma süresi içinde önce dava açıp, sonra davadan vazgeçilmesi halinde indirim talebinde bulunmak mümkündür. Bu durumda, dava açıldıktan sonra 30 günlük dava açma süresi içinde, vergi mahkemesince bir karar verilmemiş olması gerekmektedir. Vergi ve/veya ceza ihbarnamesinin mükellefe veya sorumlulara tebliği üzerine öncelikle vergi mahkemesinde dava açılması ve 30 günlük süre içinde davadan vazgeçip cezalarda indirim hakkından yararlanılması mümkün bulunmaktadır. Ancak, 30 günlük dava açma süresi geçtikten sonra, mükellefin açtığı davadan vazgeçerek, cezalarda indirim talep etmesi mümkün değildir.

3.11. Konu Hakkında Gelir İdaresi Tarafından Verilen Görüşler

-VUK 376. Madde hükümlerinden faydalanmak için başvurduktan sonra, henüz ödeme yapılmadan VUK Ek:1-12. Maddeye göre uzlaşma başvurusu yapılması mümkündür

Bilindiği üzere, mükellefler adlarına tarh edilen vergi ve kesilen cezalar için düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük süre içerisinde, tarhiyata karşı Vergi Usul Kanununun Ek 1-12. maddesi hükümleri uyarınca uzlaşma talebinde, kesilen cezalar için de aynı Kanunun 376. maddesi hükümleri gereğince ceza indirimi talebinde bulunabilirler. Ancak, mükelleflerin tarh edilen vergi ve kesilen cezalar için bu haklardan sadece birisini talep etme olanakları bulunmaktadır.

Öte yandan, Vergi Usul Kanununun Ek 9. maddesinde, “Bu bölüm uyarınca üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında 376. madde hükümleri; hakkında 376. madde hükümleri uygulanan vergi ve cezalar için bu bölüm hükümleri uygulanmaz…” hükmüne yer verilmiştir.Buna göre, mükellefin adına kesilen cezalar için önce Vergi Usul Kanununun 376. maddesi hükümleri uyarınca ceza indirimi talebinde bulunup, daha sonra vergi/ceza ihbarnamelerinin tebliğ tarihini takip eden 30 günlük süre içerisinde bu talepten vazgeçtiğini bir dilekçe ile beyan etmek suretiyle tarhiyata karşı yine aynı Kanunun Ek 1-12. maddelerinde düzenlenmiş olan uzlaşma hükümlerinden yararlanması imkan dahilinde bulunmaktadır.17

-Vergi aslında uzlaşma sağlanması ve vergi aslına göre düzeltilen vergi ziyaı cezası için VUK 376. maddede belirtilen ceza indiriminden yararlanılamaz

Bilindiği gibi, Vergi Usul Kanununda mükelleflerin veya adlarına ceza kesilenlerin vergi/ceza ihbarnamelerinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde başvurmaları halinde cezalarda indirim, uzlaşma ve dava açma gibi haklardan yararlanabilecekleri hüküm altına alınmıştır.Öte yandan, aynı Kanunun Ek 9. Maddesinde, “Bu bölüm uyarınca üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında 376. madde hükümleri; hakkında 376. madde hükümleri uygulanan vergi ve cezalar için bu bölüm hükümleri uygulanmaz. Ancak, ceza muhatabının, uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyanla hadiseye 376. maddenin uygulanmasını istemek hakkı mahfuzdur.” hükmü yer almaktadır.

Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, mükellefin uzlaşma talebinde bulunması ve uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde Vergi Usul Kanununun 376. madde hükmünden faydalanması mümkün bulunmamaktadır.Ancak,mükellefin uzlaşma tutanağının imzalanmasına kadar uzlaşma talebinden vazgeçtiğini bildirir bir talebi olursa, 376. madde hükmünden faydalanması mümkün bulunmaktadır.

Vergi Usul Kanununun 344/3. maddesine istinaden kesilen vergi ziyaı cezasının vergi aslında uzlaşmaya gidilmesi sonucu kesilen vergi ziyaı cezasına karşı mükellefin Vergi Usul Kanununun 376. maddesinden yararlanması mümkün değildir. Zira,Vergi Usul Kanununun 344/3. maddesi uyarınca kesilen vergi ziyaı cezasının mükellefin uzlaşma talebi sonucu vergi aslında yapılacak uzlaşmaya göre düzeltileceğinden, söz konusu cezaya ilişkin 376. madde hükmünden yararlandırılması mümkün değildir.18

-Uzlaşma kapsamı dışındaki cezalar için VUK 376. madde hükümlerinden faydalanılması

Mükellef, adına tarh edilen vergi ve cezalar için düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açma, uzlaşma, düzeltme ve ceza indirimi talep etme hakkına sahipken, bu sürenin son gününde uzlaşma talebinde bulunduğu ancak, Vergi Usul Kanunu’nun Ek 1’inci maddesine göre uzlaşma kapsamı dışında olduğu için bu talebin Vergi Dairesi Müdürlüğü Uzlaşma Komisyonu’nun kararıyla reddedildiği anlaşılmaktadır.Mükellef ihbarnamelerin kendisine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde ve uzlaşma tutanağının düzenlendiği tarihe kadar uzlaşmadan vazgeçmek suretiyle, Vergi Usul Kanunu’nun 376. maddesinin uygulanması talebinde bulunmamış olduğundan, mükellef hakkında vergi dairesince yapılmış işlemler uygun görülmüş olup, Bakanlığımızca yapılacak herhangi bir işlem bulunmamaktadır.19

-VUK 376.Madde hükümlerinden faydalanılarak vergi ve cezalar ödendikten sonra, uzlaşma hükümlerindenfaydalanılamaz

Mükellef ve vergi sorumlularının adlarına tarh edilen vergi ve kesilen cezalar için önce Vergi Usul Kanunu’nun 376’ncı maddesinde düzenlenmiş olan indirim müessesesinden faydalanma talebinde bulunup, daha sonra ihbarnamenin tebliğ tarihini takip eden 30 günlük süre içerisinde ödenmemiş tutarlar için bu taleplerinden vazgeçtiklerini bir dilekçe ile beyan etmek suretiyle yine aynı Kanunun Ek:112. maddesinde düzenlenmiş olan uzlaşma hükümlerinden yararlanmaları imkân dâhilinde bulunmaktadır.Ancak, düzenlenen ihbarnamelerdeki tutarlar için 376. madde hükmünden yararlanıp ödeme yapıldıktan sonra, Vergi Usul Kanunu’nun Ek:1-6 maddeleri gereğince uzlaşma hükümlerinden yararlanılması mümkün değildir.20

3.12. Ceza İndirimi Uygulamasına İlişkin Örnek Olaylar

Örnek 4: 2014 Yılına ilişkin gayrimenkul sermaye iradı gelirini 1-25 Mart/2015 ayında beyan etmeyen mükellef Bay (A)’nın bu durumu vergi dairesi tarafından tespit edilmiş olup; ödevli adına re’sen 10.000 TL vergi ve 10.000 TL’de bir kat vergi ziyaı cezası vergi ve/veya ceza ihbarnamesi düzenlenerek ödevliye 31.05.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Buna göre, mükellefin uzlaşma talebinde bulunmadığını varsayarsak, vergi aslına bağlı olarak tarh edilen 10.000 TL vergi ziyaı cezası için 30 günlük süre içinde yani 30.06.2015 tarihine kadar VUK’nın 376. maddesine göre cezalarda indirim talebinde bulunma imkanı bulunmaktadır. Mükellefin indirim talebinde bulunması halinde vergi aslı ve indirim sonrası kalan (10.000X%50=) 5.000 TL vergi ziyaı cezası tahakkuk ettirilecek ve 30.07.2015 tarihine kadar ödeyecektir.

Örnek 5: Mükellef Nisan/2015 dönemi KDV Beyannamesini 24.05.2015 tarihinde vermemiş ve vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden 20.08.2015 tarihinde kendiliğinden vermiştir.

Mükellefin beyanı üzerinden 5.000 TL KDV, gecikme faizi ile birlikte tahakkuk etmiştir. Kanuni süresi geçtikten sonra verilen KDV beyannamesi için kesilecek vergi ziyaı cezası %50 oranında uygulanacağından, normalinde 1 kat tutarında kesilmesi gereken vergi ziyaı cezası %50 oranında yani (5.000 X%50=)2.500 TL olarak kesilmiş ve 25.08.2015 tarihinde ceza ihbarnamesi mükellefe tebliğ edilmiştir.Mükellef, adına kesilen vergi ziyaı cezası için 30.08.2015 tarihinde birinci defa olarak ceza indirim talebinde bulunmuştur.

Bu durumda, ödevli ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 25.08.2015 tarihinden itibaren 30 günlük süre içinde cezada indirim talebinde bulunduğundan, vergi ziyaı cezasında birinci defada yarısı olan (2.500X%50=) 1.250 TL indirilecek ve kalan 1.250 TL,30 günlük dava açma süresinin son günü olan 24.09.2015 tarihinden itibaren 1 ay içinde 24.10.2015 tarihine kadar ödenecektir.

Örnek 6: 15 Temmuz 2015 tarihinde birinci sınıf deftere tabi olarak ticari faaliyete başlayan gelir vergisi mükellefi Bay (B), işe başlamayı 01.08.2015 tarihinde vergi dairesine bildirmiştir. Mükellef adına işe başlamayı zamanında bildirmemesi nedeniyle21 VUK’nın 352/I. maddesine göre 77 TL 1. Derecede usulsüzlük cezası kesilmiş ve 05.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ödevli, anılan usulsüzlük cezası için dava açma yoluna gitmemiş ve 06.08.2015 tarihinde VUK’nın 376. maddesine göre cezalarda indirim talebinde bulunmuştur.

Buna göre, söz konusu usulsüzlük cezası için tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde cezalarda indirim talebinde bulunulmuş olduğundan, cezanın 1/3’ü olan (77X1/3=) 25,7 TL indirilecek ve kalan 51,3 TL 30 günlük sürenin son günü olan 04.09.2015 tarihinden itibaren 1 ay içinde yani 04.10.2015 tarihine kadar ödenecektir. Bu tarihe kadar ödenmemesi durumunda, indirim konusu yapılan tutar ilave olarak tahakkuk ettirilecektir.

Örnek 7:Serbest meslek erbabı olarak faaliyet gösteren Doktor Bayan (Z), 20.07.2015 tarihinde faaliyetine son vermiş ve ücretli olarak çalışmak üzere bir hastane ile anlaşmıştır. Ödevli işi terk bildirimini22 süresinden sonra 25.09.2015 tarihinde yapmıştır. Vergi dairesi, işi terk bildirimini süresinde yapmaması nedeniyle VUK’nın 352/II. maddesi gereğince 39 TL 2. Derecede usulsüzlük cezası kesmiş ve 25.09.2015 tarihinde tebliğ etmiştir.

Ödevli, anılan usulsüzlük cezası için dava açma yoluna gitmemiş ve 26.09.2015 tarihinde VUK’nın 376. maddesine göre cezalarda indirim talebinde bulunmuştur.Buna göre, mükellef söz konusu usulsüzlük cezası için tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde cezalarda indirim talebinde bulunulmuş olduğundan, cezanın 1/3’ü olan (39X1/3=) 13 TL indirilecek ve kalan 26 TL 30 günlük sürenin son günü olan 25.10.2015 tarihinden itibaren 1 ay içinde yani 20.11.2015 tarihine kadar ödenecektir. Bu tarihe kadar ödenmemesi durumunda, indirim konusu yapılan tutar ilave olarak tahakkuk ettirilecektir.

Örnek 8: Mükellef, bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kendisinden istenen bilgiyi zamanında vermemiş ve kendisine mükerrer 355. maddeye göre 1.000 TL özel usulsüzlük cezası kesilmiş ve ceza ihbarnamesi 25.07.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ödevli, dava açma yoluna gitmemiş ve 30 günlük süre içinde 01.08.2015 tarihinde cezada indirim talebinde bulunmuştur.

Özel usulsüzlük cezalarında,cezanın 1/3’ü indirim konusu olacağından, (1.000X1/3=) 333 TL indirilecek ve kalan 2/3’ü 667 TL, 30 günlük sürenin son günü olan 24.08.2015 tarihinden itibaren 1 ay içinde 24.09.2015 tarihine kadar ödenmesi gerekmektedir.

Örnek 9:(X) Limited Şirketi kırtasiye ve kitap satış faaliyeti yapmakta olup, 20.06.2015 tarihinde yapılan denetimde, beş farklı müşteriye kitap satışı sonucunda ödeme kaydedici cihaz fişi düzenleyip vermediği tutanakla tespit edilmiştir.

Mükellef adına VUK’nın 353/1. maddesine göre 2015 yılı için her bir belge için 200 TL’den aşağı olmamak üzere (5X200=) 1.000 TL özel usulsüzlük cezası kesilmiş ve ceza ihbarnamesi 01.07.2015 tarihinde ödevli şirkete yetkilisine tebliğ edilmiştir. Mükellef, söz konusu özel usulsüzlük cezası için VUK’nın 376. maddesi gereğince, 30 günlük süre içinde 05.07.2015 tarihinde cezalarda indirim talebinde bulunmuştur. Vergi dairesi üçte biri oranında (1.000/3=333,3) ceza indirimi uygulamış ve kalan 666,7 TLtahakkuk etmiştir. Cezanın vadesi, ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 01.07.2015 tarihinden itibaren 30 günlük sürenin son günü olan 31.07.2015 tarihinden itibaren 1 ay sonrası olan 31.08.2015 tarihidir. Ödevlinin indirim sonrasında kalan ceza tutarını vadesinde ödemesi durumunda indirimden yararlanmış olacak, ancak bu süre içinde ödenmemesi durumunda cezada indirim uygulaması ihlal edilmiş olacağından indirim konusu yapılan 333,3 TL ilave olarak tahakkuk ettirilerek, mükelleften tahsil edilecektir.

4. SONUÇ

Vergi İdaresi tarafından mükellefler ve cezaya muhatap olanlar hakkında tarh edilen vergi cezalarının tebliği üzerine, söz konusu cezayı ödemek durumunda olan mükellef ve sorumluların, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan özel haklar kapsamında bulunan uzlaşma, dava açma ve cezalarda indirim talebinde bulunma gibi bazı hakları bulunmaktadır. Bu haklardan biri olan cezalarda indirim uygulaması, yapılan idari işleme karşı mükellefle idarenin ihtilafsız olarak anlaşmak suretiyle vergi ziyaı cezası, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının belli oranlarda indirim yapılmak suretiyleödenmesi sağlanmaktadır. Mükellefler tarafından, cezalarda indirim imkanı uygulamada vergi ziyaı cezasında genellikle tarhiyat sonrası uzlaşma imkanı bulunduğundan, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezasının ödenmesinde daha sık kullanılan bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu imkandan yararlanmak suretiyle vergi dairesine talepte bulunan mükelleflerin, dikkat etmeleri gereken husus, yapılan indirim sonrasında kalan vergi cezasının vadesinde ödenmesi konusudur. Şayet vadesinde ödeme yapılmadığında bir nevi mükellefin Vergi İdaresi ile yapmış olduğu anlaşma hükümsüz olmakta ve indirim talebi geçerliliğini kaybettiğinden, indirim konusu yapılan ceza tutarı ilave tahakkuk ettirilerek önceki ceza tutarına tamamlanmaktadır.Vergi cezalarında indirim denildiği zaman mükelleflerin pek çoğunun aklına “uzlaşma” gelse bile; VUK’nın 376. maddesinde yer alan “ceza indirimi” mekanizması da her zaman önemli bir alternatif olarak akılda tutulmalıdır.23 Cezalarda indirim uygulaması VUK’da yer alan ve mükelleflerin yararlanması gereken en temel haklardan biridir.

Dipnot:

  • Bu yazıda yapılan açıklamalar, tamamıyla yazarına ait olup, hiçbir şekilde yazarın çalıştığı kurumunu bağlamaz, kurumunun görüşü olarak kullanılamaz ve değerlendirilemez.
  • Vergi Dünyası Dergisi Haziran 2016 sayısında yayınlanmıştır

KAYNAKLAR

  • 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu
  • 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun
  • 60 Seri Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği
  • 460 Sıra NoluVergi Usul Kanunu Genel Tebliği
  • Yılmaz Özbalcı, Vergi Usul Kanunu Yorum ve Açıklamaları, Oluş Yayıncılık, Ocak/2004
  • Mehmet AliÖzyer, Açıklama ve Örneklerle Vergi Usul Kanunu Uygulaması, Maliye Hesap Uzmanları Derneği, Şubat 2001
  • Gürol Ürel, Güncel Vergi Usul Kanunu Uygulaması, Maliye ve Hukuk Yayınları, 2. Baskı, Mart/2007

8. www.gib.gov.tr/Özelge Sistemi

9. www.gib.gov.tr/Rehberler/Vergi Usul Kanunu/Mükelleflerin Hakları ve Ödevleri Rehberi, Nisan/2014

10. www.gib.gov.tr/Rehberler/Vergi Usul Kanunu/Vergi Dairesince Yapılan Tarhiyatlarda Mükellefin İdari Başvuru Yolları (Uzlaşma, Cezalarda İndirim, İdari Mercilere Başvuru), Haziran/2011

11. Sedat Küpeli, Vergi Cezalarınızı Bir Dilekçe ile İndirebileceğinizi Biliyor musunuz?, http://www.kpmgvergi.com

1Yılmaz Özbalcı, Vergi Usul Kanunu Yorum ve Açıklamaları, Oluş Yayıncılık, Ocak/2004, S.993.

21.1.2016 tarihinden itibaren geçerli olan tutarlar 460 Sıra Nolu VUK Genel Tebliği ile belirlenmiştir.

3VUK’nın 336. maddesinde yer alan hükme göre; cezayı istilzam eden tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırı kesilir. Usulsüzlük cezası kesilen bir fiil ile vergi ziyaına da sebebiyet verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde, evvelce usulsüzlük cezası kesilmiş olması, bu cezanın ziyaa uğratılan vergiden dolayı kesilmesi gereken vergi ziyaı cezası ile mukayesesine ve noksan kesilen cezanın ikmaline mani değildir.

424.12.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 459 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile tahsilat ve ödemelerin tevsik zorunluğuna ilişkin olarak uygulanmakta olan 8.000 TL’lik had, 1.1.2016 tarihinden geçerli olmak üzere 7.000 TL olarak belirlenmiştir. Yapılan düzenleme gereğince, tevsik zorunluluğu kapsamında olanların, kendi aralarında ve tevsik zorunluluğu kapsamında olmayanlarla yapacakları, 7.000 TL’yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemelerini aracı finansal kurumlar kanalıyla yapmaları ve bu tahsilat ve ödemeleri söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmeleri zorunludur.

5Mehmet Ali Özyer, Açıklama ve Örneklerle Vergi Usul Kanunu Uygulaması, Maliye Hesap Uzmanları Derneği, 1. Baskı, Şubat 2001, s.678.

6 Gürol Ürel, Güncel Vergi Usul Kanunu Uygulaması, Maliye ve Hukuk Yayınları, 2. Baskı, Mart/2007, S. 1019.

7 Gürol Ürel, a.g.e. S.1025.

8Yılmaz Özbalcı, a.g.e., S.993.

9 Yılmaz Özbalcı, a.g.e., S.994.

10 Mehmet Ali Özyer, a.g.e, S.679.

11 Gürol Ürel, a.g.e. S:1020-1021.

12VUK’nın 339. maddesine göre tekerrür; vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında 5, usulsüzlükte 2 yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası %50, usulsüzlük cezası yüzde %25 oranında artırılmak suretiyle uygulanır.

13Yılmaz Özbalcı, a.g.e., S.999-1000.

14 Yılmaz Özbalcı,a.g.e., S.998.

15 Mehmet Ali Özyer, a.g.e, S.681.

16 Yılmaz Özbalcı, a.g.e., S.995.

17http://www.gib.gov.tr/search/node/376.%20madde%20type%3An_ozelge, (10.12.2004 tarih ve B.07.0.GEL.0.28/2880-5876/58920 sayılı özelge), erişim tarihi:28.12.2015.

18http://www.gib.gov.tr/search/node/376.%20madde%20type%3An_ozelge, (10.04.2002 tarih ve B.07.0.GEL.0.30/3049-376-399/16154 sayılı özelge), erişim tarihi:28.12.2015,erişim tarihi:28.12.2015.

19http://www.gib.gov.tr/search/node/376.%20madde%20type%3An_ozelge, (11.01.2001 tarih ve B.07.0.GEL.0.28/2864-124-2892/1520 sayılı özelge), erişim tarihi:28.12.2015, erişim tarihi:28.12.2015.

20http://www.gib.gov.tr/search/node/376.%20madde%20type%3An_ozelge, (14.10.2008 tarih ve B.07.1.GİB.04.99.16.01/01VUK-Ek-1-2008MUK-50 sayılı özelge), erişim tarihi:28.12.2015.

21Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı, kollektif ve adi şirket ortakları, komandit şirketlerin komandite ortakları ile serbest meslek erbabı “İşe Başlama/İşi Bırakma Bildirimi” ile işe başladıklarını bağlı bulundukları vergi dairesine, işe başlama tarihinden itibaren 10 gün içinde bağlı bulunulan vergi dairesine bildirmek zorundadırlar. Kurumlar vergisi mükellefi olup da Türk Ticaret Kanununun 30. maddesi uyarınca tescil için başvuran mükelleflerin (anonim şirket, limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket) işe başlama bildirimlerinin, işe başlama tarihinden itibaren 10 gün içinde ticaret sicili memurluğunca ilgili vergi dairesine “Şirket kuruluş dilekçesi ve bildirim formu” ile yapılması gerekmektedir.

22Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade eder. Mükelleflerden işi bırakanların, faaliyetlerinin sona erdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde durumu bağlı bulundukları vergi dairesine “İşe Başlama/İşi Bırakma Bildirimi” veya dilekçe ile bildirmesi gerekmektedir.

23Sedat Küpeli, Vergi Cezalarınızı Bir Dilekçe ile İndirebileceğinizi Biliyor musunuz?,www.kpmgvergi.com, erişim tarihi:07.09.2015.

İMDAT TÜRKAY
vergialgi.net

"BU HABERİ SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞARAK MESLEKDAŞLARIMIZA FAYDALI OLABİLİRSİNİZ."

 

01 Nisan 2017 - 14:58 'de eklendi ve 632. A+A-

Etiketler :
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
KDV İadesinde Hangi Belgeleri İstenir ? KDV İadesinde Hangi Belgeleri İstenir ?...

Vergi Cezalarında İndirim Müessesesi   ÖZET : Mükelleflerin genel kanunlardan kaynaklanan dilekçe hakkı, bilgi edinme hakkı ve dav...

Vergi Suçlarında Dava Zamanaşımı Vergi Suçlarında Dava Zamanaşımı

Vergi Cezalarında İndirim Müessesesi   ÖZET : Mükelleflerin genel kanunlardan kaynaklanan dilekçe hakkı, bilgi edinme hakkı ve dav...

Çalışan annelerin hakları Çalışan annelerin hakları

Vergi Cezalarında İndirim Müessesesi   ÖZET : Mükelleflerin genel kanunlardan kaynaklanan dilekçe hakkı, bilgi edinme hakkı ve dav...

Yurtdışından İnternet Reklam Hizmeti Alan Şirketlerin Faturaları Stopaja Tabi Mi? Yurtdışından İnternet Reklam Hizmeti Ala...

Vergi Cezalarında İndirim Müessesesi   ÖZET : Mükelleflerin genel kanunlardan kaynaklanan dilekçe hakkı, bilgi edinme hakkı ve dav...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)
SON EKLENEN HABERLER
KDV Kanunu’ndaki En Büyük Problem! KDV Kanunu’ndaki En Büyük...

Bilindiği gibi KDV Kanunu 1984 yılında yürürlüğe girdi ve Ma...

Yeniden Değerleme Oranının Etkileri Yeniden Değerleme Oranını...

Yeniden değerleme müessesesi vergi mevzuatımızdan, enflasyon...

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 484) Vergi Usul Kanunu Genel T...

11 Kasım 2017 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 30237 TEBLİĞ Mal...

Sizin İçin SSK Daha Avantajlı Sizin İçin SSK Daha Avant...

Soru: 1 Aralık 1970 doğumluyum. İlk SSK’lı işe girişim 1 Ağu...

Vergi Mahkemesinde Dava Açma Süresinin Başlaması İçin Uzlaşma Tutanağının Ayrıca Mükellefe Tebliği Vergi Mahkemesinde Dava A...

Tarhiyat sonrası uzlaşmalarda üzerinde tartışılan konulardan...

e-Vergiler Yolda e-Vergiler Yolda

Ağustos ayı ortasında bu köşede yayınlanan “Akıllı Kazançlar...

Meclis’te Kabul Edildi! O Borçlar Siliniyor Meclis’te Kabul Edi...

Telekomünikasyon şirketlerinin 5 milyar lirayı bulduğu belir...

Gazetecilere ve Tehlikeli İşlerde Çalışanlara Yıpranma Şoku! Gazetecilere ve Tehlikeli...

Tehlikeli ve yıpratıcı bazı işlerle uğraşanlara diğer çalışa...

Sigortacılıkta Yeni Bir Düzenleme: Katılım Sigortacılığı Sigortacılıkta Yeni Bir D...

Faizsiz kazanç anlayışı, Türkiye’de ilk defa seksenli yıllar...

Muhasebecilerin Beyin Amortismanı Gider Yazılabilmeli Muhasebecilerin Beyin Amo...

BEYİN AMORTİSMANI GİDER YAZABİLMELİ Ticari faaliyet gösteren...

FOTO GALERİ
VERGİ VE SGK AFFI HABERLERİ
VIDEO GALERİ